Tarih ve süre ifadeleri kısa oldukları için gözden kaçar. Oysa bir belgede hak ve yükümlülük doğuran en keskin alanlar çoğu zaman bunlardır.
Gün ve ay sırası karışabilir
Sayıyla yazılmış bir tarih, farklı ülkelerde farklı okunabilir. Ayın adının yazıyla belirtilmesi bu belirsizliği tamamen ortadan kaldırır.
İş günü ile takvim günü ayrı sayılır
Bir sürenin iş günü mü takvim günü mü olduğu yazılmadığında, iki taraf farklı bir tarih hesaplar ve ikisi de kendi hesabını doğru sanar.
Başlangıç günü belirtilir
Sürenin bildirim gününden mi ertesi günden mi başladığı, kısa sürelerde sonucu doğrudan değiştirir. Bu ayrıntı açıkça yazılır.
Resmî tatiller farklıdır
İki ülkenin tatil günleri örtüşmez. İş günü üzerinden hesaplanan bir süre, hangi ülkenin takvimine göre sayılacağını da belirtmelidir.
Saat dilimi de bir bilgidir
Belirli bir saate bağlı yükümlülüklerde saat dilimi yazılmazsa, son an iki tarafta farklı zamana denk gelir.
Süre ifadeleri yuvarlanmaz
"Yaklaşık bir ay" gibi ifadeler bağlayıcı bir belgede yer almamalıdır. Sayıyla yazılmış bir süre tartışmaya kapalıdır.
Geçmiş ve gelecek zaman kipleri dikkat ister
Bir yükümlülüğün yerine getirilmiş mi yoksa getirilecek mi olduğu, kip seçimiyle belirlenir. Bu ayrım çeviride kolayca kayabilir.
Karşı görüş: bunlar teknik ayrıntılar
Bu kadar ince ayrımın belgeyi ağırlaştıracağı düşünülebilir. Ancak ağırlık birkaç kelimeyle sınırlıdır; belirsiz bırakılan bir sürenin doğurduğu anlaşmazlık ise çok daha maliyetlidir.
Yürürlük ve imza tarihi ayrıdır
Bir belgenin imzalandığı tarih ile yürürlüğe girdiği tarih farklı olabilir. İkisinin karıştırılması, yükümlülüklerin başlangıcını kaydırır.
Geçerlilik süresi kontrol edilir
Bazı belgeler belirli bir süreden eski olduğunda kabul edilmez. Belgenin düzenlenme tarihi bu yüzden görünür olmalıdır.
Otomatik kontrol burada çok etkilidir
Tarih ve sayısal alanlar araçla karşılaştırıldığında, gözden kaçan bir hane ya da yıl farkı yakalanır. Bu kontrol her düzeyde uygulanır.
Biçim kararı kılavuza yazılır
Tarihlerin hangi biçimde yazılacağı bir kez kararlaştırılır ve bütün belgelerde aynı uygulanır. Bu, en çok tekrarlayan kılavuz maddesidir.
Hedef ülkenin alışkanlığı gözetilir
Okuyucunun alışık olduğu biçim, doğru olduğu kadar anlaşılır da olmalıdır. İki ölçüt çakışırsa açık yazım tercih edilir.
Süre tabloları ayrıca taranır
Bildirim süreleri ve ödeme vadeleri gibi tablolar, metnin geri kalanından ayrı bir kontrol turu gerektirir.
Çıkarım
Tarih ve süre ifadeleri, en kısa oldukları hâlde en çok hak doğuran alanlardır. Ay adının yazıyla belirtilmesi, iş günü ayrımının yazılması, başlangıç gününün tanımlanması ve sayısal alanların otomatik taranması; bu dördü, sessizce oluşan en pahalı anlaşmazlık türünü baştan engeller.